Warning: "continue" targeting switch is equivalent to "break". Did you mean to use "continue 2"? in /var/www/vhosts/sehrinhikayesi.com/httpdocs/wp-content/plugins/essential-grid/includes/item-skin.class.php on line 1145
Tarihin ilk kenti; Çayönü

Tarihte Kurulan İlk Kent; Çayönü

Edip Cansever, Ahmet Reis, Anadolu Hisarı, Göksu Deresi ve Mendilimde Kan Sesleri
Ocak 14, 2022
Binbirdirek Sarnıcın’da Binbirdirek Geceleri
Ocak 14, 2022

Tarihte Kurulan İlk Kent; Çayönü

Tarihin İlk Şehri; Çayönü 

İnsanın ilk yerleşkeleri

Önceleri mağaralarda yaşayan insanoğlu, son buzul çağının sona ermesiyle birlikte yaşam alanını su kenarlarına taşımaya başlamıştı. İlkel barınaklar yapıyorlar, böylece ilk yerleşkeler ortaya çıkıyordu. 

Kadının gözlemci yeteneği tarihi değiştiriyor

Avcı – toplayıcı dediğimiz yaşam biçiminde erkek avlanma rolünü üstlenmişken, kadın toplayıcılık rolünü görev edinmişti. Kadının toplayıcılık rolü, onun bir başka güçlü özelliği olan, gözlem yeteneğinin daha da gelişmesini sağlayacaktı.
Bugün kadınların erkeklere göre daha dikkatli olması ve sabır anlamında daha dirayetli olması nedenlerinden biride, kadının binlerce yıl toplayıcı olarak edindiği görevin onda yarattığı durumdu.

Etek nasıl bulundu

Hatta erkek henüz pantolonla tanışmamışken, kadın işi gereği etek giymeyi öğrenmişti. Kadın bitki kökü toplarken önüne bir bez bağlamayı tercih etmişti. Böylece daha çok kök toplayabiliyordu. Aynı zamanda çocuğu olması ve onu da yanında getirmesi gerekliliği yüzünden bir bezde arkasına bağlamış ve çocuğu beline sarmıştır. İşte zamanla önündeki ve arkasındaki bu bezler birleşecek ve eteği oluşacaktır. Aslında eksik etekler diye tarif ettiğimiz deyimde taaa bu zamanlardan gelir. Yani bezlerin birleşmediği yanların açık olduğu dönemlerden.

Kadının gözlemci yeteneği bir devrime yol açıyor; Neolitik (Tarım) Devrimi

İşte kadının bu gözlemciliği günümüzden 13 bin kadar sene önce bir devrime yol açacaktı. Bitki kökleri tüketirken bazı şeyleri fark ediyordu kadın. Tükettikten sonra kalan besinin atıldığı çöplerin sonradan yeniden filizlendiğini. Bu gözlemi zamanla tükettikleri besinlerden bazılarını çöpe atmak yerine tekrar toprakla bütünleştirmeyi tercih etmesine sebep olacaktı.
Ve bu durum bir devrime yol açacaktı. Bitki evcilleştirilmişti. Arpa, buğday ve mercimek üretilebiliyordu. Bu devrim yerleşik yaşamayı da beraberinde getirecekti. Bitki yetiştirmesinden kaynaklı zamana ihtiyaç olacak, bu sürekli tüketme ve topraktan yeniden üretme hali, olduğu yerde kalmayı, yani yerleşik bir hayatı zorunlu kılacaktı.

Çayönü köyü; Dünyanın ilk şehre dönüşen köyü

İşte biz bu sürece Neolitik yani Tarım Devrimi diyoruz. Yerleşik yaşamın beraberinde getirdiği en temel şeylerden biride nüfusun artması ve bunun sonucu olarak yerleşkelerin yetersiz kalması olmuştu.
İşte ilkel köylerden kentsel alanlara geçişte böylece başlamıştı. Bunun gerçekleştiği bilinen ilk köy ise ülkemizde. Diyarbakır Ergani ilçesine bağlı ”Çayönü Köyü”.
Dünyanın bilinen düzenlenmiş ilk köy meydanıdır. Günümüzün kentlerine geçecek ilk atılımın yapıldığı, küçük ilkel bir köyün, kente doğru evrildiği ilk alan burasıdır. 

Çayönü Açık Hava Müzesi

1963 yılında keşfedilen Çayönü, dönem dönem çalışmalar durdurulmuş olsa da, önce açık hava müzesi haline çevrilmiş, ve zaman zamanda çalışmalar devam etmektedir.
Çay önü tahıl ve evcilleştirmeye dayalı köy hayatının en eski örneklerinden biri olup günümüz uygarlığının da temellerini oluşturmaktadır. 

Dünyanın ilk bakır madenleri

Ergani bölgesinde bakır yatakları bulunmasından kaynaklı en eski maden ocakları burada oluşmuş ve doğal olarakta Çayönü yaşayanları bakır madenini diğer dünya halklarından 2000 sene önce kullanmışlardır.

Bilinen en eski mozaik

Yine Çayönü yerleşkesinin bir başka özelliği de, 20 m2 den oluşan evlerden birinin zemininin pembe taşlar döşenmiş bir mozaik görünümünde olmasıdır. Zira bu bilinen en eski mozaik anlamına gelmektedir. 

İnsanlığın ilklerini yaşayın

Anadolu’nun her bir yanı tarih kokuyor, insanlığa ilkleri yaşatıyor. Olur da Diyarbakır ya da bölgede yakın bir yere gittiyseniz Çayönü’nü ziyaret edin.
Uygar kentlerin ilk temelinin atıldığı,
Dünyanın en eski mozaiğinin bulunduğu,
Ve her şeyden öte neolitik devrimin ilk yerleşkelerinden birini yakından görmüş ve orada bulunmuş olun. 

Historicus

Özgün köşenin bağımsız kalemleri için tıklayınız

Bizi Facebook Adresimizden Takip Edin

Comments are closed.