Roma Şehrinden İstanbul’a Roma İmparatorluğu Kronolojisi

Fransisken Tarikatı; İstanbul’da Fransiskenler
Haziran 23, 2022
İnsansız Dünya; İnsanlık Gezegenden Yok Olsa Ne Olur?
Haziran 23, 2022

Roma Şehrinden İstanbul’a Roma İmparatorluğu Kronolojisi

Roma Tarihi

Roma İmparatorluğu Kronolojisi

ROMA KRALLIK DÖNEMİ

Roma Bölgeleri 

İtalya coğrafi olarak yukarı,aşağı ve orta İtalya olmak üzere üç bölgeye ayrılır;
Liguria, Venetia ve Gallia Cisalpina olmak üzere üç bölgeden oluşan Yukarı İtalya dan güneye doğru inildikçe Etruria,Latium,Campania,Umbria,Roma müttefikleri memleketlerinden oluşan şehirler, Akdeniz’le tamamen buluşan en güneydeki Aşağı İtalya da ise Apulia,Calabria,Lueenia,Bruttium gibi şehirler bulunmaktadır.

Roma Kültürleri (Terramare Kültürü ve Villenova Kültürü)

 Eski taş devrinde görülen Grimaldi kültürünün ardından yeni taş devrine denk gelen M.Ö 3000 li yılların başlarında Kuzey ve Orta İtalya ile Güney İtalya olmak üzere iki kültür görülmektedir.
Bu kültürlerin ortak özellikleri ölülerini çömelmiş gömmeleridir. M.Ö 2 bininci yılların başlarında Alplerde ki Göller Yöresi ile Po ovasına kuzeyden İtalik göçleri görülmektedir. Ölülerini yakmalarıyla bilinen bu topluluğa bu durumlarından dolayı Yakan İtalikler denmektedir.
Evlerini toprağın üzerine kazıklar çakarak onların üzerine kuran Yakan İtalikler dağlardan gelebilecek su baskınlarına karşıda köylerinin etrafını hendeklerle kazmışlardır.Böylece Terramare Kültürü oluşmuştur.
M.Ö 2 bin yıllarının sonlarına gelindiğinde İtalya yeni bir göç akınını uğramıştır.Kuzeyden gelen bu yeni göç akını daha hızlı hareket etmiş Yakan İtaliklerin bıraktıkları üzerinden de yüreyerek İtalya ya yayılmaya başlamıştır. Ölülerini gömme özelliklerinden dolayı Gömen İtalikler denen bu topluluk Terramare kültüründen daha zengin bir süsleme sanatı görülen Villenova Kültürünü oluşturmuşlardır.
Kuzeyden göçlerle gelen bu iki İtalik topluluğu iki gruba ayrılmışlardı.Bunlardan ölülerini yakmalarıyla ünlü olan Yakan İtaliklere Latino Falisk grubu, ölülerini gömmeleriyle bilinen Gömen İtaliklere ise Umbro osk grubu denmekteydi.
En eski halkı Ligurlar olarak bilinen İtalya ya yine 2 bininci yılda İllyralılar, bininci bin yılda ise Etrüsk ve Galler göç etmişlerdir.Özellikle Etrüskler İtalya tarihinde önemli yer tutmuşlar,İtalya coğrafyasında ilk siyasi birliği kurmayı başarmışlar ve bölgenin ilk şehir iskanıyla tanışmasını sağlamışlardır.
Ova kenarında savunulabilir Palatinus tepesi üzerine kurulan Roma,en eski siyaset ve kült merkezi olan Latium içinde elverişli bir yerde bulunmaktadır. Korsanlardan saldırı gelmeyecek kadar denizin içinde bulunan fakat nehir kenarında olma sebebiyle de denize hakim olabilen Roma Etruriayı Latium üzerinden Campania ya bağlayan tuz yolunun üzerinde bulunmaktaydı.Burası aynı zamanda Etrüsklerle de hudut konumundaydı.
Kantonlar halinde İtalya coğrafyasında yaşayan topluluklardan biri olan Roma bulunduğu kantomdan çıkmayı başarmış ve İtalya da birlik sağlamaya başarmıştır.

İlk kralı Romulus olan Romanın kuruluş efsanesi

İtalya’da, Alba Longa kralının iki oğlu vardır; Amulius ve Numitor. Alba Longa kralı ölünce krallığını Numitor’un yönetmesini istemektedir. Kral ölünce Numitor kral olur. Amulius, kardeşi Numitor’u tahtından indirerek yerine geçer ve Numitor’un kızı Rhea Silvia’yı Vesta Rahibesi yapar. Rahibelerin çocuk doğurmayacağını biliyordur. Rhea Silvia’dan doğacak bir çocuğun ileride kendi tahtına göz koyabileceğini düşünmektedir.  Ancak Rhea Silvia bir gün ikiz erkek çocuk dünyaya getirir. Çocukların babası olarak savaş tanrısı Ares’i sorumlu tutar. Bunun üzerine Amulius, Rhea Silvia’yı öldürerek bebekleri başıboş bir tekneye bindirir, taşmak üzere olan Tiber nehrine bırakır. Nehrin taşması ile tekne karaya vurur ve parçalanır.
Dişi bir kurt tarafından bulunan ve emzirilen bebekleri, daha sonra Picus adında Circe’den henüz dönen bir ormancı bulur ve eşi Canenzo ile birlikte bu bebeklere Remulus ve Remus isimlerini vererek büyütürler. Çoban ailesinin yanında büyüyen Remulus ve Remus, Amulius’un baş çobanından çobanlık yapmasını öğrenirler.  Amulius’un askerleri ile çobanlar arasında çıkan bir tartışmada Remus yakalanarak Numitor’a götürülür.  İkizlerin, Numitor’un torunları olduğu ortaya çıkar. Liderliğini Remus ile Romulus’un yaptığı büyük bir ayaklanmadan sonra dedeleri Numitor yeniden tahta çıkar.
Daha sonra, Romulus ve Remus bir şehir kurmaya karar verirler. Fakat şehri kimin kuracağına karar veremezler. Sonunda buna tanrıların karar vermesi gerektiğinde hem fikir olarak dişi kurdun kendilerini bulduğu yere gelirler.
Remus, Aventino tepesine oturur ve kafasını yukarıya çevirir. O sırada başının üzerinden altı adet kuş uçarak geçer.
Palatino tepesine oturan Romulus’un başının üzerinden ise oniki kuş uçarak geçer. Böylece Roma’yi Romulus kurar.
Varro’ya göre Roma’nın Romulus tarafından Palatino tepesine  kuruluşu M.O. 21 Nisan 753’dır.
Romulus, şehir surlarının yerini sabanla toprağa çizmeye başlar. Çizginin üzerinden atlayarak dalga geçen kardeşi Remus’u orada öldürür.  Romulus, Roma’da nüfusu artırmak için, kanun kaçaklarına vatandaş olma hakkı verir. Romalılar, komşu Krallık Sabinleri bir şölene çağırarak kadınlarını kaçırırlar ve onları kendi eşleri olmaları için zorlarlar.  Sabinler ile Romalılar arasında yapılan anlaşma ile iki ülke birleşerek iki lider tarafından yönetilir. Sabine Krali Tatius öldükten sonra Remulus iki kralliği birlikte yönetir.  Remulus’un ölümünden sonra ise, ülke 100 senatörden oluşan “patres”ler ile senatörlar arasından seçilen ve 12 kişiden oluşan bir konsey tarafından yönetilir.
Palatino tepesinde Romulus’un evi olduğu söylenen Casa Romuli (Romulus’un Evi) bulunmaktadır.

Roma Kralları

Romulustan sonra Sabinlerden Numa Pompelius,Latinlerden Tullus Hostilus,tekrar Sabinlerden Ancus Marcius kral olmuşlardır.Daha sonra Roma Etrüsk hakimiyetine girmiş ve sırasıyla Tarquinius Priscus,Servius Tullius ve Turquninius Superbus kral olmuşladır.

Roma aile yapısı

Patrierkal bir aile yapısına sahip olan Roma da babanın mutlak otaritesi söz konusudur.Baba ailenin mutlak sahibidir.Baba çocuklarını yada eşini satma,öldürme gibi haklara sahiptir.Baba yaşadığı süre içerisinde çocuğun miras hakkı yoktur.Roma’nın aile yapısının bu kadar sert olmasının nedeni bu baskı sayesinde kişilerin devlet memuru ve kanunlara itaat etmesini sağlamak,hazırlamaktır.
Roma 3 tribus 30 curia 300 gens ten oluşmaktaydı. Gens bir çok ailenin bir araya gelmesiyle oluşurdu. Gens birliklerinden sonraki en önemli birlik olan Curia ise mahalli ve siyasi bir gruplaşmadır.Roma nın ayrıldığı en büyük birlik ise Helenlerde ki Phyle ile eşdeğer olan Tribustur.Tribusların başlarında Tribunus bulunurdu.Ramnes,Tities,Luceres üç Tribustur.

Roma vatandaşları

Romada quirites denen tam hukuklu vatandaş olmak için Ticaret ve mülkiyet hukuku (ius comercii) evlenme hukuku (ius conubii) aktif seçim hukuku (ius suffragii) pasif seçim hukukuna ( ius honurum ) sahip olmak gerekiyordu.
Roma halkı Patrici ve Plebler olarak ikiye ayrılıyorlardı.Patriciler tam hukuklu vatandaşlar Plebler ise hukukun belli kısmına sahip olanlardı.Onlara oy hakkı olmayan vatandaşlar yani cives sine suffragii denirdi.
Toprak sahibi olan ve yönetimde söz sahibi olan Patricilerle,tüccar diyebileceğimiz ve belli bir servet birikiminden sonra yönetimde hak iddia eden Plebler uzun yıllar sürecek bir iç mücadele vereceklerdir.

Sınıfların ortaya çıkışı

Hayvanların ve bitkilerin evcilleştirilmesi ile ilk toplamsal iş bölümü yapılmış, çoban ve tarım yani göçebe ve yerleşik toplumlar oluşmuştu.Bu iş bölümü zamanla diğer bir iş bölümüne neden olmuş ve tarım yada çobanlıkla uğraşmak yerine onlara alet yapıp satan bir meslek grubu ortaya çıkmıştı. Zamanla tacir olarak adlandırılacak olan bu gruplar koloniler kuracak ve Fenike gibi devletlerin oluşumuna neden olacaklardı.İşte bu yeni iş gücü zamanla servet biriktirme şansını elde etmiş ve bunun getirisi olarakta yönetimde söz sahibi olmak istemişlerdir.Roma da ki Partici Pleb Yunan da ki Aristokrat Demokrat mücadelesi bu iki sınıfın mücadelesidir. Bazı tarihçiler tarafından sınıf mücadelesi olarak nitelendirilse de,sınıflarda ki temel çelişkinin ezen ezilen ilişkisine dayalı olduğunu düşündüğümüzde köleleri görmezden gelemeyiz.Yani asıl sınıf savaşımları ileride köle isyanları olarak karşımıza çıkacak ve Roma bu isyanların bir çoğunu barbar isyanları olarak nitelendirecekti.

Kralın gücü

Kralın tanrı yada tanrının vekili olmamasından dolayı teokratik bir düzenin olmadığı Roma da kral imperium yani emretme yetkisine sahipti. Etrüsk kralları ile birlikte kralın yanlarında hector denilen eli baltalı kişiler yürümekteydi.Bunlar güç gösterisinde bulunuyor ve halka korku salıyorlardı.
Cumhuriyet döneminde önem kazanacak olan Senatus Genslerin en yaşlılarından seçilirdi.Kralın danışmanıydılar.İhtiyarlar meclisi de diyebiliriz.Ayrıca topluluklar meclisi yani Curia Meclisi vardır.Her Curia meclisinin bir oy hakkı vardır.Roma da ferdi temsil hiçbir zaman olmamıştır.Bu Roma ile Hellen ve diğer modern devletler arasında ki bir ayrışmadır.

Roma orduları

Her biri biner kişiden üç legiodan oluşan ordu da piyadelere tribunus militium süvarilere ise tribunus celerum denmekteydi.Daha sonraları Roma da ilk reform hareketleri olan Pleblerin askere alınması yaşanmış, ordu 18 centuria ya çıkmıştır.
Sonraları Partici ve Pleblerin beraber toplandıkları halk meclisleri yani Centuria meclisleri kurulmuş,tam vatandaş olma şartları Partici olmaktan çıkmış, servet ve mülke dayalı olmuştur.

Roma tanrıları

İtalikcenin bir kolu olan Latince konuşulan Roma nın en büyük tanrısı Juppiterdir.Juppiterin Yunan da ki karşılığı Zeus tur.Bugün bilinmektedir ki Roma da ki Juppiter ve Yunan da ki Zeus Anadolu nun en eski halkı olan Hattiler ve Anadolu da kurulan ilk devlet Hititlerin baş tanrısı Teşup tan türemedir.Krallık Romasın dan kalan en büyük taş yapı Juppiter Tapınağıdır.Zeka tanrısı Minerva ve Juno ise Juppiterin iki yanındadır.Juppiter, Juno , minerva Roma nın en eski triası olan Juppiter mars quirinus u kurmuştur.

 Roma Tarihi

                        ROMA CUMHURİYET DÖNEMİ

Roma Cumhuriyeti erkleri

Cumhuriyet ( res publica )
Consul : en yüksek makam
Müşterek iktidar ( collegialitas ) İkili consül vardır.Ortak karar gereklidir.Görevleri sıralarında yargılanamazlar.
Günlük işleri görmek,masrafları tesbit etmek,senato ile diğer meclisleri çağırmak,orduları idare etmek,adelet işlerine bakmak consulun görevleri arasındadır.
Quaestor : Consula yardımcı iki memurdur.Cezai işlerle,devlet hazine ve arşiviyle ilgilenirler.
Olağanüstü sıkıntı halinde otarite bir elde toplanırdı.Bu durumda başta olana  dictatör denirdi.
Senatus : İç ve dış siyasette yetki almıştır.Asker toplar ve devlet hazinesini kontrol eder.Centuria meclislerinin verdikleri kararı veto etme hakkını sahiplerdir.
Centuria meclisi : Memur seçimi,harp açmak sulh yapmak gibi yetkileri vardı.
Roma da ki bu cumhuriyet Helenler de ki cumhuriyetten daha başkadır.Vatandaşlar arasında hukuki ilişki yoktur.Roma Cumhuriyeti aristokratlar cumhuriyetidir.
509 yılında Etrüsk kralı Superbus gayretleriyle Patrici gençleri de arkasına alarak hükümet darbesi yapmak ister ama bu bastırılır.Consul L.İunius Brutus kendi oğlunu idam etmiştir.
Roma M.Ö 5.yy da diplomasi alanında üç önemli faaliyet yapmıştır.Latin birliği,Hernic birliği,Caere birliği.
Latin birliğinin M.Ö 493 yılında Consul Spurius Cassius tarafından kurulduğu söylenmektedir.
M.Ö 486 yılında Roma  Herniclerle ittifak yapar.
Cumhuriyetin ilk yıllarında Sabin,Aequ,Volsc,Veli Etrüsk cephelerinde savaşmışlardır.

Patrici Pleb mücadelesi cepheleri

Siyasi istekler cephesi :Zengin pleblerin hükümete katılmak,particilerle evlenme ve yüksek memurluklara katılma hakkı istekleri.
Sosyal ve iktisadi istekler cephesi : Köylü Pleblerin vergi alımında,askere alınmalarında hukuki sahiplenme istekleri.
Zirai istekler cephesi : Topraksız ve az topraklı Pleblerin toprak istemeleri.
Romalılar kendilerine kattıkları toprakların sadece 3/1 ni devlet arazisi yapıyorlardı.Büyük kısmı sahibine bırakılıyordu.Devlete geçen arazinin bir kısmı satılır yada kiralanırdı.Bir kısmı da emekli askerlere ve fakir vatandaşa dağıtılırdı.
Adli ve dini cephesi : Hakimlerin karar verecekleri örf ve adetlerin yazılması ve kendilerinin de rahip olma istekleri.

Concilia plebis tributa : Pleblerin özel meclisi

Pleblerin iki metodu var.Birincisi örf ve adetler ile kanunlar doğrultusunda teklifler yapıp meşrulaşmasını sağlamak diğeri ise ihtilalci grev hareketlerine benzeyen metodtur.
M.Ö 494 senesinde Plebler mukaddes dağa çekilmişler.Patricilerle üç şartlı anlaşma yapmışlardır.
Pleblere umumi af ile borçlarından dolayı köleleşen Pleblerin özgürleşmesi.
Pleblerin hukukunu müdafa edecek iki Plebin tanınması.
Bu iki temsilci zamanla ona çıkarıldı ve yanlarına polis sıfatlı iki kişi verildi. ( aediles plebi )
Pleb tribusları zaman içerisinde memur kararlarını veto etme ( ius intercedendi ) ), aksini yapanları cezalandırmak ( ius coercendi ) haklarını elde ettiler.
Dokunulmazlık ( sacrosanctitas )
Temsilci Plebler emretme değil men etme yetkisine sahiptiler.
Pleb tribunuslar bir nevi bugünkü Danıştayların proto tipleridir.

Romanın ilk sosyal reformcusu : Consul Spurius Cassius

Patrici Pleb anlaşması sekteye uğradığında daha önce Latin birliğini kuran consul cassius 486 yılında üçüncü defa konsul seçilmiş.Toprak yüzene çıkan bu ayrılığı elde edilen yerdeki devlet topraklarını satmak yada emekli askerlere vermek yerine muhtac Pleblere ve Latinlere verilecekti.Öteki consul bu görüşü baltaladı ve cassius kral olmak isteği suçuyla ölüme mahkum edildi.Bu düşünceler daha sonraki zirai tedbirlere ilham olmuştur.
Fabiuslar cassius tekleflerini tekrar alevlendirdi.Pleb tribunuslarından Publilius Valero bu Pleb tribuslarının içinde particilerin bulunmadığı meclislerde seçilmesini kabul ettirdi.
M.Ö 462 yılında Terentelius Arsa örf ve adet hukukun iki zümreyede ait olacak şekilde yazılmasını önerdi.
M.Ö 457 Pleb tribunusları beşe çıkarıldı.
M.Ö 454 Pleb tribunuslarının servet cezası kesme hakkı ( Iex aternia torpeia ) kabul edildi.

Oniki levha kanunları ( leges duodecim tabularum )

M.Ö 451 yılında kanun çalışmaları başladı bir sene sonra oniki levha kanunları asıldı.
Decemvir : on adamdan kanun yazan bir komisyon
Oniki levha kanunlarında Pleblere medeni hukuk hakları verildi.Patrici memurlarının keyfilikleri yok edildi.Devlet makamlarının halk üzerindeki otoritesi güçlendi.Sınıf ayrımını ortadan kaldırmadı.
Decemvirlerin vazifeleri bittiği halde iktidardan çekilmemeleri Partici Pleb ayrımını yok olmamasını alevlendirdi.Bunu protesto etmek için Plebler 449 yılında ikinci kere mukaddes dağa çekildiler.
M.Ö 449 yılında Valerius-Horatius kanunları yayınlandı ( leges valeriae-horatiae )
Vatandaşlar itiraz ve temyiz için halk mahkemelerine başvurabilecek,Pleb tribunuslarına dokunulmazlık tanınacak ve 10 a çıkarılacak,Pleblerin meclislerinde Pleblerle ilgili alınan kararlar centuria meclisiyle eşit sayılacaktı.
Bu kanunlarla Pleb tribunusları resmi şekilde tanınmış oldu.
Pleb tribunusların da Patricelerin de oy kullanmaya başlamasıyla comitia tributaya dönüştü.
Comitia tributa : halk meclisi
M.Ö 445 te Pleb tribunusu Canuleius Pleblerle Particilerin evlenebilmesi kanunu çıkarttı.
Patriciler er geç consüllüğü Pleblerin ele geçireceğinden korktukları için consulun en önemli yetkilerini elinden alan bir memurluk kurdular.( censor )
M.Ö 421 yılında Plebler quaestor sayılarını dörde çıkardılar.

Roma Tarihi

İtalya’nın Fethi

 Galler felaketi

Yazık mağluplara ( vae victis )
Camillus : Gallerin çekilmesi üzerine Romayı kalkındıran büyük fikir adamı.
Krallık dönemindeki surlar yeniden düzenlenmiştir.Askeri teşkilat va harp taktiğinde değişiklik yapılmış.Fetihlerde koloni kurma fikrine önem verilmiştir.Mağluplara bazı haklar vermek gibi adımlar atılmıştır.
M.Ö 4 yy birinci yarısında Etrüsk cephesinde mücadele edilip sükun tekrar sağlandı.
Yenide başlayan Galler akınları durduruldu.Gallerlere karşı zaferler kazanıldı.
M.Ö 367 yılında Licinus-Sextius kanunları kabul edildi
Kanunlara göre borçlar hafifletildi,devlet arazisi meselesi düzenlendi,Pleblere consul olma hakkı verilmiştir.
M.Ö 367 yılında Particiler Pleblerin cosul olabilmesi üzerine consulun adelet görevini dağıtmak için Praetor diye yeni bir memurluk kurdular.
M.Ö 358 de Latin şehirleri tekrardan kontrol altına alındı ve Latin birliği yenilendi.
Plebler M.Ö 356 yılında  Rutiliusla dictatörlük makamını aldılar.
Publilius Philo M.Ö 337 de ilk Pleb preatorü oldu.
M..Ö 354 Samnitlerle anlaşma yapılıyor.
Ritilius  M.Ö. 351 yılında censor olmuş ve bu memerlukta Pleblere açılmıştır.
M.Ö 348 Kartaca ile ikinci anlaşma yapılıyor.

Orta İtalya’nın Fethi

M.Ö 4 asır ortalarında savunma politikalarını bırakıyor ve fetih politikalarına yöneliyor.
Capuanın Romayı yardıma çağırması üzerine bu topraklar romanın oldu ve Samnitlere roma toprağı olan bu yerlere dokunmamaları bildirildi.Talep rededilince M.Valerius Corvus komutasında M.Ö 343-341 birinci Samnit harbi başlamış oldu.
Bu savaşların bir anlamada daha geniş toprakları olsada dağınık yaşayan Samnitlerle yerleşik yaşayan Roma savaşının olmasıdır.Dağlı halkla ovalı halkın bu mücadelesi medeniyet ile barbarların savaşı olarak görülmüştür.
Samnit harbinden sonraki ganimet taksiminde Pleblerin hakları yenince M.Ö 342 de Alba dağına çekilirler.
M.Valerius Corvus çıkarttığı askeri bir kanunla ( Iex militaris ) yatıştırılırlar.
M.Ö 340 yılında Latinlerin siyasi haklar istemesi üzerine Roma bunu red etti ve Latin isyanları yaşandı.
M.Ö 339 da Publilius Philo çıkarttığı kanunlarla ( leges pupliliale philonis ) cmita tributa karalarına senatusun müdahalesini kaldırdı.
Kenttaşlık yerini yurttaşlığa bırakmaya başlamıştır.
Yeni nizamın üç prensibi olmuştur.Birincisi ayır ve yönet, ikincisi millileşme gibi kültürel gayeleri olan çiftçi koloniler kur üçüncüsü ise tam hukuklu olanlarla az hukuklu olanlar arasında ölçülü bir denge kur.
Samnit Roma harpleri Atina ile Sparta arasında ki savaşlar gibidir.
Papirius kanunları borçtan köle olmayı kaldıran kanunlardır.
M.Ö. 326-304 te Romanın Liris vadisinde koloniler kurması üzerine ikinci Samnit harbi yaşandı.
Appius Claudius ilk içme suyunu ( aqua Appia ) Roma ya getirdi. 
Appius Claudius meşhur askeri yolu via Appia yı inşa etti.
Appius Claudius  vatandaşlar listesine görmek için serveti esas koyduTribus taksimatında taşınabilir serveti de hesaba kattı.Böylelikle toprak sahibi Pleblerin yanında topraksız servetleri olanlarda oy hakkı kazanmışlardı.Bu demokratik bir hareketti.
Ogulnius kanunu ( lex Ogulnia ) ile Pontifex ve Augur rahiplik mekanları Pleblere açıldı.
M.Ö 298 290 yıllarında üçüncü Samnit harbi yaşandı.
Pleblerin ikinci ve üçüncü samnit savaşları sırasında en çok iş gören ve en zarar grenlerin haklarını savunmak için laniculum dağına çekilirler.Bu dördüncü grevleridir.Hortensius kanunlarıyla yatıştırılmışlardır.
Hortansius kanunları ile Partici Pleb mücadelesi son buluyor ve Plebler devlet kademelerine tamamen girerek artık iç tehlike bitiriliyordu.
Bu savaşlar sonunda orta İtalya hakimiyeti sağlanmış oldu.

Güney İtalya’nın Fethi

 Thurii Roma yı güney İtalya yı ittifak yapmaya çağırır.
Roma ile Tarentum arasında savaşlar başlar.
Tarentum Pyrrhostan yardım ister.
Pyrrhosun amacı elindeki toprakları Hellen kentleri ile birleştirip Büyük Hellas devletini kurmak.
Pyrrhos’un M.Ö 272 yılında Roma ya mağlup olması üzerine  Helen şehirleri Roma hakimiyetine girmeye başladılar.
Roma – Tarentum harbinin Hellen phalanksı ile Roma manipulası paralı askerler ordusu ile halk ordusu arasındaki bir savaştır.
Roma İtalya da siyasi birlik sağlıyor ve doğunun Helenistik devletleri ile batının Kartacası önüne büyük bir devlet olarak çıkıyordu.Bu İtalya tarihindeki ilk siyasi birliktir.
Pleblerin sadece zengin olanları bu memerluklara seçilebilmişler ve zaman içinde Partici ve bu zengin Pleblerin oluşturduğu yeni bir aristokrasi doğuyordu.Bu yeni aristokrasinin ismi Nobilitastır.
Samnit savaşında dağlık yerlerde roma ordusunun karışması üzerine hatta bir çoğunun savaşa girememesi üzerine düzenlemeler yapıldı.Ordu arka arkaya 3 safhaya bölündü.Sırasıyla hastati,principes,triarii.Bunların her birininde cephe hatları on birliğe ( manipulus ) ayrıldı.Legio 30 manipulusa teslim edildi.
Roma İtalya konfederasyonunun sağlanmasıyla iç kargaşalara son verilmiştir.Bu Pax Romana dedikleri dönemin temeli olmuştur.Bu konfederasyonun kurulması ile İtalyaya Latin dili ve Roma hukuku yayıldı.Böylece İtalya milleti için şart olan İtalya şuuru oluşmaya başladı.
Roma da ilk bakır paralar Campanianın fethinden sonra kullanıldı.
İlk gümüş Roma parası Denarius Pyrrhosa karşı kazanılan savaştan sonra kulanıldı.
M.Ö 3. asrın sonlarına doğru altın para basıldı.

Roma Tarihi

Akdenizin Fethi

Batı Akdeniz Dünyasının Fethi

 Srracusae Mamertinlerle uğraşmasından sonra Mamertinle Roma dan yardım istemişler.Roma batı denizine hakim olmak için Sicilya ya hakim olmak gerektiğini düşünüyordu.Senato ittifakı red etsede orta sınıf kabul etti.Bu Roma emperyalizminin doğuşuydu.
Romanın Messanayı İtalya ittifak sistemi içerisine alması üzerine Kartaca ile Roma karşı karşıya geliyorlardı.
M.Ö 241 yılında birinci Pön harbi bitiyor ve Roma Sicilya’yı alarak ilk deniz aşırı toprağını almış oluyordu.
Deniz aşırı ilk provincia ( eyalet ) Sicilya dır.
Sardinya isyanını Kartaca nın bastırmak istemesi ile Roma savaşa karar verir bunun üzerine Kartaca dan Sardinya ve Korsika yı alır.
M.Ö 225 te Galler ordusunu consulleri ölmesine rağmen yenerler.
Galleri yenmeleri ile birlikte tüm Po ovasını teşkilatlandırıyorlar.
Hamilkar ölünce yerine büyük oğlu Hannibal geçer ( M.Ö 221 )
Roma Kartacanın İspanyaya yerleşmesini tanıdığı için pişman olmuştur.
Hannibalın saguntum üzerindeki planları üzerine 2. Pön harbi başlar.
İtalya iki ordu kurmuştu.Birinde consul Pablius Cornalius Sepio vardı ve bu ordu İspanyaya taarruz edecekti.Diğeri ise Sicilyada üst yapacaktı onun başında ise Consul Tiberius Semprenius Longus vardı.
Kartacalı Hannibal zaferin ancak İtalyaya taarruz edilerek kazanılacağını biliyordu.İtalya bunu beklemiyordu.
Tresimenus gölüne kadar gelip Roma ordularını dağıtan Hannial Romada ki yüksek surları bu şekilde geçemeyeceğini bildiği için yolunu değiştirmiş ve Romanın ittifaklarını bölüp parçalamak istemiştir.Fakat tüm Roma ittifakları kapılarını Hannibala kapamışlardır.
Romada ilk defa halk meclisi dictatör seçmiş ve Fabius Maximus diktatör seçilmişti.Planı Hannibalı İtalya topraklarında yıpratmaktı.Bir sene sonra görevini bıraktı.
Canneada ilk çağ tarihinin o zaman kadar kaydedilmiş en büyük meydan muharebesi oldu ( M.Ö 215 ağustos )ve Hannibal tarihe adına en büyük komutanlardan biri olarak yazdırdı.Düşmanı iki taraftan kuşatıp imha etmenin sembolü oldu.
Roma müttefiklerinin Romaya sadık kalması ve Kartaca harplerinin İtalya dışına taşması Romayı rahatlattı.Roma ispanyada Kartacalıları temizledi.Hannibalın hareket alanı daraldı.Daha sonraları afrikada yapılan harplerde Kartaca yenilmiş İspanyada gücü kalmayan Kartaca İtalyada da tutunamamış ve 2. Pön harbi sona ermiştir.( M.Ö 201 )
II. Pön savaşı sonunda Roma Batı Akdenize tamamen hakim olmuştu.
M.Ö 196 yılında Hannibal tekrardan Kartaca hükümetinin başına geçer.Oligarşi halinde soysuzlaşan aristokrasi elinde kalan devleti kurtarmak için reformlar yapar.
Roma baskısı sonucunda Hannibal Kartacadan kaçar.
Kartacanın Numidia harbini bahane eden Roma Kartacaya savaş ilan eder ve 3. Pön harbi başlar.
III. Pön harbinden sonra Fenikelilerin kurduğu Kartaca yedi asır sonra son buluyordu.Artık batı akdenizin mutlak hakimi Roma idi.
III. Pön savaşı sırasında İspanyada istiklal savaşları yaşanmıştır.Bu istiklal savaşları iki devreye ayrılır.Doğuda Kalpitler batıda Lusitanlar tarafından yapılır.M.Ö 154 senesinde başlamış ve 21 sene devam etmiştir.

Roma Tarihi

Doğu Akdeniz Dünyasının Fethi

 Roma Adria denizine hakim olmak için korsancılığı bahane edip İllyralılarla 228-229 ve 219 yıllarında iki savaş yapıyorlar.
Bu savaşlar sonucunda Adria denizine hakim olunuyor ve Makedonya ile karşı karşıya geliyorlar.
Makedonya ile barışık olmayan Helenler Romayı yanlarına katmak istiyorlar.
Hannibal ile Philippos anlaşma yaparlar.Roma doğudan bu tehlikeye engel olmak için L.Valerius Laevinus idaresinde bir donanma yollar ve bu donanma Makedon donanmasını püskürtür.Yardıma gelmesine engel olur.
Roma Aitolia lılar ile Makedonyaya karşı ittifak yaptı.
Helen devletleride Philippos ile Romanın bu savaşında Roma ile ittifak kurdular.
Anadoluda ki Pergomon ( Bergama ) devleti de Bithynia nın Makedon tarafında olması nedeniyle Roma ile ittifak kurdu.Bu savaşı daha şimdiden Anadolu topraklarına sıçratmıştı.
Bunun nedeni 1. Attolosun Seleukosların Akhiolosları yendikten sonra aldıkları toprakları kendilerinden geri alacağından ve Bithynia kralı I. Prusiasın Philippos ile akrabalığından dolayı kendisine karşı hareketinden endişe etmesidir.
Roma nın gereken enerjiyi burada gösterememesi üzerine Aitolller 206 yılında Makedonya ile yalnız başlarına barış yaparlar.Status quo sulhu.
205 yılında Roma Makedonya ile sulh yapmış ve 2. Pön harbinin sıkıntılı dönemlerinde Makedonya yı balkanlarda tutmaya çalışmıştır.
Makedonya boğazlara ve egeye hakim olabilmek için müdahelelerde bulunuyor.Mısır ,Pregama Rhodos ve Atina Roma dan yardım istiyorlar.
Roma Makedonyaya elçiler gönderir.Abydosta görüşmeler olur.Bunun üzerine 2. Pön savaşı ile batıda güvenliği sağlayan Roma yorgun olmasına rağmen doğuda güvenliği sağlamak adına Makedonya ile savaşı halk meclisine getirir ve halk meclisi savaş kararı alır.
Bu savaşın özelliği Roma artık batıdan sonra doğuda da Karadeniz den Suriye Mısır’a kadar bir bölgeyi kontrol etme teşebbüsünde bulunuyordu.
Makedonya savaşı kaybediyor Tepme barışı yapılıyor.Böylece Makedonyanın egede Helen devletlerini birleştirip imparatorluk kurma düşüncesini bırakması demekti.
196 senesinde Flaminius hürriyet beyannamesini okur ve Helen hürriyetini ilan eder.Böylece Roma Helenler üzerinde kendi hegomonyasını koymak için adım atmış olur.
Roma ordusunun Helası terk etmesi üzerine Suriye Kralı Antiokhos İskenderi örnek alır.Marmaraya kadar ilerler.Bunun üzerine Hellenler Roma yı yeniden çağırırlar.
Aitollar Helenleri kışkırtmak isterler.Antiokhos Roma yı fazla küçümser ve buda sonunu hazırlar.
Roma Tarihi

Roma’nın Anadolu’ya ayak basışı

Roma ordusu ilk kez Anadolu ya ayak basar.
190 yılının sonunda Magnesia muhaberesinde Antiokhos mağlup olur.
189 yılında ise Serdeis sulhu imzalanır.
Roma ordularının başına Manlius Vulsa geçmişti.Halk meclisi kararı olmaksızın Antiokhos a destek veren Galatları cezalandırmak için bölgeye gider.Ama haraç toplamaktır ve yolu uzatarak gittikleri her yerde vergi toplar.
Roma 188 yılında Aitoller ile barış yapar.
188 yılı baharında Antiokhos ile anlaşma yapılır.Apameia barışı ile Suriye Roma savaşı sona erer.
Apemeis konferansı ve Anadolu ya yeni düzenin verilmesinden sonra Roma ordularını yine Anadolu dan çeker.Pergama devleti Anadolu da en önemli devlet haline gelir.Bunda ki neden Prgamanın Roma ya olan bağlılığıdır.
Suriye savaşından sonra Roma Doğu dünyasında ki güçler dengesini değiştirmiş.Kendi hakimiyetini hissettirmiştir.
Pergamon Romadn aldığı gücü kullanıyor ve Anadolu yu Hellenleştiriyordu.
Hannibal Bithynia ya sığınmıştı.
Pergamonun bu büyüyüşünden rahatsız olan Prasius Hannibal komutusunda Pergamon a savaş açar.Savaşı kazanır.Hatta Eumenes tutsak alınmasına ramak kala kurtulmuştur.
Roma duruma müdahele etmiş ve Praisus uymak zorunda kalmıştır.Hannibalın intihar etmesi ile doğu devletlerini toplayarak Roma ya karşı savaşmak fikride ortadan kalkmıştı.
Eumenes Galatların başkaldırmasını engellediği için Kurtarıcı ünvanını almıştı.
185 yılında genişlemeye başlayan Pontos 179 yılında Roma tarafından durduruluyor.
Roma nın Anadolu devletleri üzerinde ki etkisi sonucunda yönetim eşraftan zengine geçmeye başlıyordu.Yani yönetim aristokratlaşıyordu.
Egenin doğusuna çağrıldığı zaman giden Roma aksine Helenlerin iç işlerine direk karışıyordu.Bu Hellas devletleri arasında Roma antipatisine nende oluyordu.Bunu değerlendirecek en büyük güç ise Makedonyalılardı.
Perseus Makedonyanın başına geçiyor ve ilk harbi Perseus kazanıyor.
22 haziran 168 te Pydna savaşında Perseus yeniliyor ve Roma nın zaferi ile 3. Makedonya savaşı da bitiyordu.
Kynoskephalai , Magnesia dan sonra Pydnada da Makedonyayı yenen Roma yı artık doğuda tehdit eden bir güç kalmamıştı.Böylece Akdeniz de tamamen Roma hakimiyeti kurulmuştu.
Roma Helen devletlerindeki milli bilinci yok ediyor.Eski dost Rhodos ve Pergamonu cezalandırıyor.Bithniya ve Galatları destekliyor yeni politikalara geçiyordu.Hellen Hürriyeti yerini İstibdat politikasına bırakıyor yani direk yönetim devrine geçiliyordu.
3 . Attolosu tarihte hatırlatmasına sebep olan topraklarını Roma ya bırakması vasiyeti ile birlikte Roma 189 yılında Anadolu da ki ilk eyaletini kurmuş oluyordu.

Historicus diğer yazıları için lütfen tıklayınız

Bizi Facebook adresimizden takip edin

sehrinhikayesi@gmail.com

Roma Tarihi

Comments are closed.